Aşk Masalı

Türkiyenin en büyük Aşk ve Sevgi sitesi

Zaman: 20 Ara 2014, 23:30

Tüm zamanlar UTC + 2 saat



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 
 Mesaj Başlığı: münazara
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2009, 16:29 
Çevrimdışı
Kategori Görevlisi
Kategori Görevlisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Ağu 2006, 17:15
Ruh Hali: yorgun
Mesajlar: 23790
Başlıklar: 248
Cinsiyet: Bayan
İtibar puanı: 3571
arkdaşlar, sınıfta münazara yapıcaz. knumuz başarıda zeka mı önemlidir, çalışmak mı? benim kendi $ahsi görü$üm çalışmak; ama kura çekildi ve benim savunmam gereken görş zeka oldu. bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevnirim. grubumda tek adam gibi savunucak benim, karşı gruppda ise 3 tane bnden var baar1 o yüzden çok ii hazırlanmam lasım. işin ehLi varsa bana yardımcı olsun lütfen of1

_________________
Bir silgi gibi tükendim ben .
Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım.
Mürekkeple yazmışlar , oysa ben kurşun kalem silgisiydim .
Azaldığımla kaldım...


Facebookta paylaş Twitterda paylaş 
Başa Dön
 Profil  
 
 
 Mesaj Başlığı: münazara
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2009, 17:39 
Çevrimdışı
AşK MasaLı Aşığı
AşK MasaLı Aşığı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2005, 01:32
Ruh Hali: gıcık
Mesajlar: 22286
Başlıklar: 407
Nereden: Kızımın Minik Kalbinden...
Cinsiyet: Bayan
İtibar puanı: 1145
Kimlerin açıklaması senin için yeterli ona göre cevap yazıcam sev1

_________________
İlk elime geldiginde
Rabbime binlerce şükrettim.
Essiz kokun, o minik tebessümün
Melegim ben sensiz ölürdüm…! !

BEBEĞİMİN SİTESİ sev1

Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 
 Mesaj Başlığı: münazara
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2009, 18:40 
Çevrimdışı
Kategori Görevlisi
Kategori Görevlisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Ağu 2006, 17:15
Ruh Hali: yorgun
Mesajlar: 23790
Başlıklar: 248
Cinsiyet: Bayan
İtibar puanı: 3571
fairy, ben biLmiorum ki kimLer biLgiLi bu konuda of1 yani o soRuda kimLer zekayı dü$ünüosa bana yardımcı oLabiLiR sanırım sev1

_________________
Bir silgi gibi tükendim ben .
Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım.
Mürekkeple yazmışlar , oysa ben kurşun kalem silgisiydim .
Azaldığımla kaldım...


Başa Dön
 Profil  
 
 
 Mesaj Başlığı: münazara
MesajGönderilme zamanı: 06 Mar 2009, 13:26 
Çevrimdışı
Haftanın Yazı Birincisi
Haftanın Yazı Birincisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Eki 2004, 17:37
Ruh Hali: bezgin
Mesajlar: 7871
Başlıklar: 612
Nereden: İstanbul (Bahçelievler)
Cinsiyet: Erkek
İtibar puanı: 3230
Elinizin altında internet varsa ve ne aradığınızı biliyorsanız bulunmayacak bilgi yoktur.. :roll:


Zekâ mı alırdınız, Akıl mı?

Kavramlarla kelimeleri doğru birleştirmek çetrefil bir iştir. İfade etmek istediğimiz kavram için seçtiğimiz kelime, esasında bambaşka bir kavramın ifade şekli olabilir. Hele ki söz konusu soyut kavramlarsa. Çünkü bunları parmağımızla işaret ederek, elimizin içine alarak “İşte tam da bundan bahsediyorum” diyemeyiz…

Bazen de farklı şeyler olduğunu düşündüğümüz şeyleri tanımlamamızı veya farklarını söylememizi istediklerinde düşünür düşünür işin içinden çıkamayız. Birinin tanımı için kullandığımız cümleleri diğeri için de söylerken bulabiliriz kendimizi…

Ben de aynı bu duruma düştüm; “Zekâ ile Akıl arasındaki fark nedir?” diye sorduğunda arkadaşım. Bir insan akıllı olmayıp da zeki olabilir mi? Zeki olmayıp da akıllı olabilir mi? Ve hangisinin karşıtı aptallık ve ahmaklıktır?

Madem dolaysız bir şekilde tanımını vermekte zorlanıyoruz, kıyas yoluyla gidebiliriz…

Akıl somut olarak ölçülemez. Aksine zekâ, bilindiği gibi IQ testiyle ölçülebilir. Zekâ akıl gibi değildir, insanlar arasında yeterince eşit bölüştürülmemiştir. Fakat aklın eşit olarak bölüştürülmüş olması, istisnasız herkesin ‘akıllı’ sıfatını haketmesini garantiye almaz. Tıpkı istisnasız hepimizde kaslar [görevi hareket sağlamak] olmasına rağmen, felç hastalarının hareket edememesi gibi…

“Sağduyu (aklıselimlik), yeryüzünde adalete en uygun şekilde dağıtılmıştır, diye yazıyor Descartes Metot Üzerine Konuşma’sında. Öyle ki herkes aklıselimlik açısından kendisinin en iyi şekilde donatılmış olduğunu düşünür. Hatta sahip oldukları hiçbir şeyle yetinemeyen insanlar bile, daha fazla akıl istemezler. […] Asıl olan, daha yüksek bir akla sahip olmak değildir. Onu iyi kullanabilmektir. (İyi kullanılamadığında) En yüce diye bildiğimiz insanlar, doğru davranışlar sergiledikleri gibi çok büyük yanlışlar da yapabilirler. Ve çok yavaş yürümesine rağmen doğru istikamette giden kişiler, çok hızlı olmasına rağmen ters yöne gidenlerden daha çok ilerler.”

O halde ister etik, ister pragmatik açıdan olsun, akıllı kişi doğruyu seçen, yapan kişidir. Akıl, iyi ve doğru olana hizmet etmekte olan zekâdır diyebiliriz. Ya da zekâyı dizginleyen güçtür akıl. Zekâ ise etik hiçbir anlam taşımaz, nötrdür. Örneğin sadece zeki bir insan kâinattaki en güçlü nükleer bombayı icat edebilir. İleride sevdiği her şeyin ölümüne sebep olacağını akıl edemeyebilir. Ama akıllı insan; icat edebilecek zekâsı olsun olmasın, buna girişmez. Bu durumda, savaş teknolojisine hizmet verenlere dâhi ahmaklar diyebilir miyiz?

Zekâ kısaca beynin algılama hızıdır. Ama belirli bir metotla bütünleşmeden, yalın olarak, doğru ve iyi bir sonuca ulaşamaz.

Zekâ’nın teknik, aklın ise etik bir boyutu olduğunu söyleyebiliriz. Akıl sözcüğünün eşanlamlısı olan Us kelimesinden türeyen ‘uslu’ sıfatının anlamına bakmak dahi bu etik yanın ağırlığını görmemize yeter: “Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli”…

Zekâ ile aklın farkını mükemmel bir şekilde sergileyen bir alan da mizahtır. İyi mizah ciddi anlamda zekâ gerektirir. Zekâsı düşük insanlar mizah yapamadıkları gibi, yapılan mizahı da anlamaz. Fakat çok iyi bir mizahçının, kendisine ve çevresine zarar verebilecek, yanlış şeyler yaptığına da tanık olabiliriz.

Farklarını net bir şekilde görüp de sınırlarını tam çizemediğimiz şeyler vardır rüyalarımızda. Bir an bir kumsaldayken, diğer saniye evinizin içinde olduğunuzu farkedersiniz. Aynı buna benzer bir deneyim bu iki kavramı anlamaya ve tanımlamaya çalışmak. Sanırım hep de öyle kalacak…
Yazar: Melda Güngül




-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Akıl mı? Yoksa, kavrama yetisi / zekâ mı?

İnsanın varoluşundan buyana, bu iki kavram onunla birlikte.

Çünkü insanı insan yapan en temel öğe; aklı. Eğer aklını kullanma yetisi olmasaydı diğer en gelişmiş canlı türünden biri olarak kalacaktı. Kimbilir, belki de, gelişmiş hayvanlardan bazılarında akıl var ama gizilgüç anlamda vardır. Kullanma becerisini bulgulayamamıştır.

Akıl’ın hemen yanıbaşında zekâ’yı görüyoruz

Kimilerince, akıl ve zekâ aynıdır. İçsel anlamda da örtüşür.

Kimilerince, zekâ, aklın türevidir. Zeki olmayan akıl da bir gizilgüçtür, pek işe yaramaz.

Kimilerince, aslolan akıl’dır. Akıllı olan ama zeki olmayan herhangi bir önermeyi, zeki olan kadar ivedi olmasa, biraz geç olsa da saltlıkla algılar.

Daha pek çok sorular sıralanabilir.

Konuya katkılarınızı bizleri aydınlatacaktır.

yorumlar;

1_ Aklı zekasının seviyesince kullanabilen varlıklarız aslında..

Zekamızın el vermediğine kıvrımlarımızda yol vermez..

Aklı yetmeyince geri zeka..

Aklınca insanlara yol gösterenlere ise dahi yada ileri zeka..

Aklımızı kullanabilmemiz için zekamızın kuvvetli olması gerektiğini düşünüyorum..


2_ Zeka arabaysa , akılda direksiyondur bence.

Direksiyonsuz ferrarim olacağına, direksiyonlu tosbağam olsun evladır bence.

Hapishaneler çok zeki ama akıldan yoksun çok insan barındırıyor.

Gönül tabiki direksiyonlu ferrari ister, buda direksiyona hakim olup bir tamirhane yada iyi bir usta bulunca olur herhalde

3_ Akıl ile zeka birbirini tanımlayan unsurlardır.Biri olmadan diğerinin olması düşünülemez bence
Zekası olan insan aklını kullanıyor demektir.
Aklından sorun yaşayan bir insan içinde zekası konusunda yorum yapılamaz.
Akıl ile zeka bir bütündür.İkisi birleşince düşünme ortaya çıkar.Düşünme ise icatları doğurur.Teknoloji bu sayede ilerler.
Bu dediğimden anlaşılacağı üzere Akıl ve zeka sahibi olmadan gelişmek,iletişim mümkün değildir.
Ne demişler Düşünüyorum öyleyse varım.


4_ zeka kavrama yeteneği vs gibi çeşitli donanımları temsil eder, zekanın kuvveti vs gibi etkenler bize zaman kazandırır, diğer insanlara fark atabiliriz. Bu da arabanın çalışan aksanı motor vs gibi şeylere denk gelir.

Akıl bu makineyi hayat içinde yönlendirir. İyi ile kötüyü ayırt etmemizi sağlar. Yön veren akıldır. Taşıyıcı ise zekadır. Ben ifademin arkasındayım. Akıl direksiyon bence. Zekada arabanın geri kalan kısmı.



5_ Bence zekâ arabaysa, aklıl direksiyondur. Zira aklı olmayan insan zekâsından yararlanamaz. Zeka aklın bir basamağı gibidir, yan sanayiisi, bir kuruluşu gibidir. Örnekler arabalarda yoğunlaşmışken şöyle bi örnek verelim;
akıl FIAT ise zekâ Doblo'dur. Yani şöylede düşünebiliriz, FIAT olmasaydı doblo'da olmayacaktı. Ancak doblo olmasaydı bile FIAT olacaktı.

Akıl beyin fonksiyonun işlemesidir. Zeka ise bu işlemeden alınan verimdir.

6_ Benim kişisel düşünceme göre,zeka bir şeyi kavrama yeteneği ve kavrama hızıdır.Bir kişinin okuduğu, gördüğü ,duyduğu bir şeyi beyin denen bilgisayaara kaydetme gücü ,kapasitesidir.Bazı kişiler bir kitabı bir kez okumakla o kitapdaki bilgilerin % 90 nı hafızasında tutabilir. Bazı kişiler 3 kez 4 kez okuyarak bu seviyeye ulaşabilir. Ancak AKIL Okudukları, duydukları, gördükleri, bilgilerin analizini sentezini yapıp bir sonuca ve değerlendirme sonucunda davranış ve düşüncelerini buna göre planlayarak hareket etmeleridir. Aklın ,bunları yapabilmesi için ORTA DÜZEYDE bir zeka yeterlidir.Çok zeki olmak akıllı yada çok akıllı anlamına gelemez. Kısaca aklını işletmesini bilmeyen ÇOK ZEKİ APTALLARDA GÖRMÜŞÜMDÜR
ZEKA ARABA İSE , AKIL SÜRÜCÜSÜDÜR.


7_ Akıl, insan için hayati önem taşıyan ve bir anlamda insanı insan yapan en önemli özelliklerden biridir. Derin düşünebilmek, incelikleri kavrayabilmek, hikmetli konuşabilmek, doğruyu yanlışı birbirinden ayırt edebilmek akıl sayesinde mümkün olabilir. Kuşkusuz bu özelliklerin önemini bugün dünya üzerinde bilmeyen yoktur. Ancak insanların birçoğunun bilmedikleri ya da gözden kaçırdıkları çok önemli bir gerçek vardır: Zannedildiği gibi her insan akıllı değildir.İnsanlar doğuştan belirli bir zekaya sahiptir, fakat akıl belirli şartlara bağlı olarak oluşan özel bir yetenektir. Bu iki kavram toplumda genellikle aynı anlamda algılanır.



8_ ZEKA, ilişkileri kavrama yeteneğidir. Her canlı çevresindeki olayları ilişkilendirir ama sonuca ulaşma süreci farklıdır. Daha hızlı sonuç alan daha zekidir.
AKIL, seviyesi ne olursa olsun zekanın getirdiği pozitif kullanımdır.

Aslanların av başarısının 10/100 olduğu bilinmektedir. Bu oranı çok yükseğe taşıyacak güce sahiptir aslında. Ama riske girmek istemez, çünki bir bacağını kırarsa açlıktan öleceğini bilecek kadar AKILLIDIR.Bu aklı ona veren kısıtlıda olsa zekasıdır.

Zeka kişiye özelken, akıl daha sosyal bir kavramdır."Akıllı olmak" toplumun değer yargılarına göre bir öğretidir.Zekayı geliştirmek ise kişiye özel programlarla yapılabilir.

Günümüz teknolojisi bilgisayarlara bir ölçüde zeka vermeye çalışmaktadır. "Artificial Intelligence", yani yapay zeka sahibi pclerin bir anlamda ilişkileri kavrayıp sonuç çıkarmasına çalışılmaktadır. Bilim kurgu tarzı filmlerde şimdiden bu aşamadan "yapay akıl"a geçmiş robotları görmekteyiz.

_________________
Resim
Gecenin karanlığında yok oldu sevdam... Gölge gibi...
Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup "Aşk" sanıyorsunuz...


Başa Dön
 Profil  
 
 
 Mesaj Başlığı: münazara
MesajGönderilme zamanı: 06 Mar 2009, 13:32 
Çevrimdışı
Pasaklı Kontes
Pasaklı Kontes
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Eki 2007, 14:50
Mesajlar: 20485
Başlıklar: 243
Nereden: ofistenn
Cinsiyet: Bayan
İtibar puanı: 0
Alıntı:
arkadaşlar tabiki zeka daha onemlidir ornek olarakta bds (said nursi'yi) verebiliriz o 1 ay egitim gordu ve saadece 1 aydan sonra bilim adamlarini hayrete dusurdu yani ciktiginda tam m21. dereceden denklemi çözebildi yani kim 1 ay calisarak 21. dereceden denklemi cozebilirki? bunun yaninda zekasi olmayan insan calismayi da akil edemiyecegi icin oda bir ise yaramaz;)


Alıntı:
‘Zekâ’nın tipi önemli

Bilim adamlarına göre, çocuğun hayattaki başarısını belirleyen, IQ’su, yani ne kadar zeki olduğu değil, hangi zekâ tipinde olduğu.. Ya da Edison’un dediği gibi: Başarının yüzde 5’i zekâya, yüzde 95’i çalışmaya bağlı...Çoğunuzun zekâsı yazar ve politikacılarda olduğu gibi dilsel mi? Yoksa mimar ve denizcilerin sahip olduğu görsel - mekânsal zekâya mı sahip?

Bilim adamları, felsefeci ve araştırmacıların sahip olduğu mantıksal - matematiksel benlik zekâsı, sporcuların, sanatçıların, dansçıların sahip olduğu bedensel-kinestetik zekâ, öğretmen, satıcı, politikacılardaki kişiler arası zekâ, müzisyenlerdeki müzikal zekâ...

Bunlar günümüzde üzerinde durulan zekâ tiplerinden birkaçı.

Zihnin öğrenme, öğrenilenden yararlanabilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneği olarak nitelenen zekâ, günümüz bilim adamlarınca artık ‘tek’ bir tip ve tanımla açıklanmıyor.



Dizimizde neler var?

IQ (Intelligence Quotient - Zekâ katsayısı) seviyesi ne olursa olsun başarılı olunabileceğini söyleyen bilim adamlarına göre, hangi alanda başarılı olacağınızı, zekâ tipiniz belirliyor.

Çocuklar aynı konuyu, farklı eğilimdeki zekâsıyla farklı yollardan kavrayabiliyor. Yani çocuğun zeki olup olmadığı değil hangi zekâ tipine sahip olduğu önemli. Bu dizimizde son yıllarda önem kazanan, bilim adamlarının başarının kapılarını açtığını söylediği duygusal zekâdan, sosyal zekâya, işitsel ve doğa zekâsına kadar pekçok zekâ tipinin tanımını, çocuklarınıza uygulayabileceğiniz testlerle birlikte, zekâ ve öğrenmeyi etkileyen rahatsızlıkları, çocuğunuzun başarısızlık nedenlerini, uzmanların görüşleriyle birlikte bulacaksınız.



Uzmanından zekâ tanımı

Dizimizin ilk gününde, Memory Center İstanbul Hafıza ve Öğrenme Merkezi Yöneticisi Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan’la A’dan Z’ye zekâ kavramı üzerine konuştuk. İşte uzmanından öneriler:
Zekâ nedir?
Kişinin anlama, kavrama, öğrenme kapasitesidir, zihinsel performansı gösterir. IQ dediğimiz potansiyel zekâ doğuştan kromozomlarımızda vardır. Bir de kişinin okumayla, eğitimle geliştirdiği pratik zekâ var.
Zekâ geliştirilebilir mi?
Potansiyel zekâ gelişmez, ama pratik zekâ geliştirilebilir. Kişi çocukluğunu zihinsel ve duygusal olarak iyi geçirir, iyi eğitim alırsa potansiyel zekâsını sonuna kadar kullanabilir. Zekâ gerileyebilir de..
Nasıl geriler?
Mesela depresyonlarda, kişinin anlama, kavrama yeteneklerinin bozulduğu durumlarda zekâ düşer. İnsanlar 'Beynim durdu’ derler. Gerçekten de öyle olur. Hastalık geçtikten sonra zihin, geliştirme programlarıyla eski performansına getirilir.
Çocukluktaki IQ erişkinlikte değişir mi?
Hayır. Aynı değerde saptanır. Ancak çocukta depresyon varsa o dönemde IQ’su düşük, ileri yaşta yüksek çıkmışsa ruh hali düzeldiği içindir.
Zekâ hangi yaşlarda gelişir?
İlk 4 yıl çok önemli. Üçüncü aydan itibaren bebekler öğrenmeye ve öğrendiklerini hafızada tutmaya başlar. İyi bir zihin gelişimi için çocuk, korku içinde, sevgi eksikliğiyle büyümemeli. Mutlu bir aile, iyi beslenme, düzenli hayat zihni geliştirir.


Zekâ + tecrübe = akıl

Zekâ mı, çalışmak mı?
Zekâyı fazla büyütmemek lazım. Edison’un güzel bir lafı var. ‘Başarınızı neye borçlusunuz?’ diye sorarlar. O da 'Yüzde 95 çalışmak yüzde 5 zekâ’ der. Zekâ kişi için şanstır. Ama zekâsı çok yüksek olmayan biri de hedefini iyi belirler, çalışırsa, yaşıtlarının çok üzerinde bir başarı gösterir.
Başka nelere ihtiyaç var?
"Zekâ + tecrübe = akıl" diye bir formül vardır. Kişi zekâsını tecrübeyle birleştirirse akıllı ve başarılı olur. Zeki bir kişi tecrübesi eksikse yanlış kararlar verebilir. Zekâsına uygun başarı elde edemez.
Aklın zekâdan farkı nedir?
Akıllı dediğimiz kişiler planlamayı iyi yapan, geleceği iyi düşünebilen, zekâsını iyi kullanan, tecrübelerden yararlanan insanlardır. Akıllı insan olmak için zekâ önemli ama yeterli değil.


En önemli silah: Okumak

Neler zekâyı geliştirir?
Bütün evren gibi beyin de matematik üzerine kurulmuş. Matematik işlemleri, beyin için en iyi zihin geliştirme alıştırmalarıdır. Matematikle uğraşan, meraklı kişilerin zihinsel gücü artar. Bulmaca çözmek de çok yararlı. Zekâ geliştirmek için verdiğimiz bir de örnek var.
Nedir bu?
İnsan aklının 6 sadık hizmetçisi vardır. Bunu kullanan kimse hafızası ve zekâsını iyi değerlendirir. Bunlar 'kim, ne, nerede, nasıl, niçin, ne zaman?’ sorularıdır. Örneğin kişi sadece gördüğüyle yetinmez ‘Ne zaman?’ diye sorarsa, zaman ve mekân boyutunu da düşünür ve gördüğünü akılda tutması ve hatırlaması kolay olur. Öğrenirken beş duyuyu harekete geçirmek de önemli. Çoğu kez sadece görsel ya da sadece işitsel duyuyu kullanıyoruz. Örneğin ‘Ders çalışırken yanınızda güzel bir koku bulundurun’ diyoruz. O koku, çağrışım yoluyla bilginin akılda tutulup hatırlanmasını kolaylaştırır.
Anne babalar ne yapmalı?
Çocuklarının zeki olmasını istiyorlarsa kitap okusunlar. Kitap okunan bir evde yetişen çocuğun zekâsı gelişir. Çocuk anne babayı örnek alarak okumaya özenir. Öyle ki çocuk yerde bir kağıt bulduğunda okumalı, okumaya, öğrenmeye aşık olmalı. Oksijeni bol ortamda büyümesi de çok önemli. Sigara dumanı beyne zarar veriyor. Beslenmeye de dikkat edilmeli.



IQ testi şart değil

Çocuk neler yemeli?
Beslenme uzmanları yeşil sebze, protein ve karbonhidratı dengeli vermeyi öneriyor. Avuç avuç vitamin yerine çocuğa hergün birkaç tane çekirdek, fındık, ceviz, badem, incir, üzüm gibi kuruyemişleri istenirse balla karıştırarak vermek daha faydalı olur.
Çocuklukta protein ağırlıklı beslenme yanlış mı?
Yeme içmenin zekânın gelişimde rolü yüzde 10-20. Asıl önemli olan çocuğa motivasyon, okuma sevgisi vermek, başarıya yönlendirmek.
IQ testlerinin yapılması gerekli mi?
Hayır. Bu testlere çocuk başarı sorunu yaşadığında başvurulmalı. Aileler internetten ya da çeşitli yerlerden IQ testi adı altında test yaptırıyor. Oysa tek bir test zekâyı belirlemek için yeterli değil. Yanlış sonuç çıkabiliyor. Aile ‘Çocuğum çok zeki, ya da düşük çıktı’ diyor. Çocuk olumsuz etkileniyor. Aile de gereksiz beklenti içine girebiliyor.


Yedi ayrı ‘zekâ’ var

Çoklu zekâ kuramını getiren Nöropsikolog Howard Gardner’e göre, insanın alternatif 7 ayrı zekâ türü var. Bu kurama göre zekâ sadece bilişsel (IQ) değil aynı zamanda güdüsel ve duygusal faktörlerden kaynaklanıyor. Örneğin, zeki bir öğrenci matematik dersinde başarısızsa, bu öğretmenini sevmemesi veya utangaçlıktan gibi durumlardan kaynaklanmış olabilir. Bu kurama göre, ‘zekâ türleri’ şöyle sıralanıyor:
• DİLSEL: Okuma, yazma, dinleme ve konuşmayla ilgili. Yazar, politikacı ve bilim adamlarında bulunur.
• MANTIKSAL - MATEMATİKSEL: Mantıksal sorunları çözmek, matematiksel işlemler yapmak için gerekli. Araştırmacılar, bilim adamları ve felsefecilerde bulunur.
• GÖRSEL - MEKANSAL: Coğrafi konum ve yönleri akılda tutmak ve bunlar sayesinde bireysel hareketleri kontrole yarar. Mimar ve denizcilerde bulunur.
• MÜZİKSEL: Müzik ürünleri (şarkı, türkü, senfoni vb.) besteleme veya müzik aletleri çalmaya yarar. Müzisyenlerde görülür.
• VÜCUT - KİNESTETİK: Vücudu bir bütün olarak veya değişik bölümlerini belli amaçlar doğrultusunda etkin, hızlı ve estetik kullanma becerisini sağlar. Dansçı, sporcu ve sanatçılarda bulunur.
• İÇE DÖNÜK (INTRAPERSONEL): Kişinin kendini anlama, düşüncelerini, duygularını yönlendirme yetisi verir. Bu zekâya sahip bireyler, anlamlı ve üretken amaçlara yönelirler. Felsefeci ve bilim adamlarında görülür.
• KİŞİLERARASI (INTERPERSONEL): İnsan ilişkilerinde kendini ifade etme ve karşısındakiyle empatik iletişim kurma yetisini sağlar. Psikoterapistler, öğretmen, satıcı ve politikacılarda vardır.


Çocuğun zeka tipini nasıl anlarsınız?

Aşağıda, çocuğunuzun en önemli zekâ tipinden hangisine sahip olduğunu genel anlamda anlayabilmeniz için bir ‘mini test’ var. Bu testte, soruların her birine, çocuğunuzun durumuna uygun olarak ‘Hayır’, ‘Az’, ‘Evet’ ve ‘Çok fazla’ cevaplarından birini verin. Ardından ‘puanlayın’ ve ‘değerlendirme’ kısmından çocuğunuzun zekâ tipini öğrenin:


SAYISAL ZEKÂ

• Herşeyi sorgular
• Herhangi bir şeyin nasıl çalıştığını merak eder
• Hesap yapmayı sever
• Yap - boz ve mantık oyunlarını sever
• Sorun çözmeye meraklıdır
• Deney yapmaya heveslidir
• Sayıları kolay öğrenir ve hatırlar


SÖZEL ZEKÂ

• Okuma yazmayı sever
• Kelime oyunlarını sever
• Espri yapar, hikâye anlatır
• İsimleri kolay öğrenir ve hatırlar
• Kelime haznesi yaşına göre zengin
• İsteklerini iyi ifade eder
• Çok konuşur



biraz çalıntı yaptım sana umarım işine yarar bebegim op3

_________________
Ve eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdan
Gözlerinin her zaman görmediğindendir beni.


Başa Dön
 Profil  
 
 
 Mesaj Başlığı: münazara
MesajGönderilme zamanı: 06 Mar 2009, 15:49 
Çevrimdışı
Kategori Görevlisi
Kategori Görevlisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Ağu 2006, 17:15
Ruh Hali: yorgun
Mesajlar: 23790
Başlıklar: 248
Cinsiyet: Bayan
İtibar puanı: 3571
servetbaycan, hatiç, vaR ya sizin için ne kadar dua etsem sevin2 yazıklarınızın kepsi çok ama çok işime yarıcak sevin2 hepinize çok te$krLer Allah Razı oLsun :utan:

_________________
Bir silgi gibi tükendim ben .
Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım.
Mürekkeple yazmışlar , oysa ben kurşun kalem silgisiydim .
Azaldığımla kaldım...


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
gazeteler  travel guide  best cars  aşk  kral oyun

Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group