Aynanın
ilk icadı
Köylü adamın biri iş icabı kasabaya inmiş.
Dönerken karısına hediye olsun diyede bir ayna satın almış.
Eve geldiğinde de daha önce hıç ayna görmeyen karısına aynayı vermiş.
karısı aynaya bakınca ağlaya ağlaya anasının yanına koşmüş,
ana ana bak oğlunun yaptığına bunca yıldan sonra üzerime kuma getirmiş diyerek aynayı anasına uzatmış.
Anası aynaya bakınca
"tü gözün kör olmasın damat bu karı hem yaşlı hem çirkin"
işim koyma
Temelin oğlu olmuş ve isim koyması için imamın yanına gitmiş :
- Hocam şu pizum oğlana bi isim koyarmısun?
- Temel şimdi çok isim var sen git kuran dan bi isim bul koy...
Neyse Temel gidip bi isim bulmuş ve koymuş. Temel ertesi gün yolda yürürken Hocaya rastlar Hoca sorar :
- Ne isim koydun oğluna?
- Büdü koydum hocam...
- Kuran da Büdü diye bir isim var mı?
- Hocam iyyakenabüdü varya...
Araba Yarışı
Temel, yıllar sonra kavuştuğu elden düşme Murat 124 arabasıyla yolculuk yaparken bir anda araba arıza yapar.
Yolun kenarına çeker. Motor kapağını açar, ne olduğunu anlamaya çalışırken bir Ferrari yanına yanaşır.
"Hemşerim, arabanın nesi var? Dilersen senin arabayı benimkine bağlayalım,çekeyim seni ilk tamirciye kadar." der.
Çok sevinir Temel Hemen Murat' i kalınca bir halatla Ferrari' nin arkasına bağlarlar.
Ferrari' nin sahibi genci uyarır, "Ben hız yapmayı çok severim.
Eğer farkında olmadan aşırı hız yaparsam,şen selektör yapar beni uyarırsın!"
Delikanlı "Tamam!" der ve yola koyulurlar.
Bir süre sonra Ferrari gaza basmaya başlar, 60,80, 100... derken Murat arkadan selektör yapar.
Ferrari durumu hatırlar ve yavaşlar, bir süre sonra Ferrari tekrar gaza başar,
70, 80,100... Murat tekrar hatırlatır.
Ferrari yavaşlar.Yollarına böyle devam ederlerken bir Lamborghini Ferrari' ye yaklaşır ve Kapışalım mi?" der.
Ferrari yanıtlar,
-"Nesine?"
-Lamborghını "340 km. ötedeki benzinliğe ikinci varan, ilk varanın deposunu doldurur."
Ferrari kabul eder ve yarışa başlarlar.
120, 140, 180, 220... Gaza basmaktadırlar.
O arada trafiği kontrol eden polis helikopterinde görevli polis Genel merkeze bilgi vermektedir,
"Komiserim, şehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenliği tehdit altında!!!3 araç yarış yapıyor.
Bir Ferrari ile bir Lamborghini saatte 300 km hızla yanyana gidiyorlar,
arkadan da bir Murat 124 onları geçmek için 10 dakkadır selektör yapıyor!".
Lamba Cini
Temel yolda yürürken, yerde eski püskü bir lamba görür ve bir tekme sallar,
lamba 10 metre ileri yuvarlanır. Birdenbire lambanın içinden devasa bir cin
çıkar ve bütün heybetiyle Temel' e sorar :
- Dile benden ne dilersen !
Temel cevap verir :
- Özür dilerim...
Bardak
Bizim temel uyumadan önce herzaman yanına bir dolu
bardak birde boş bardak alırmış. bir gün karısı fadime
dayanamamış ve sormuş"yav temel dolu bardak ne için"
temel:uykumda ya susarsam?
fadime: e boş bardak niye?
temel:ya susamazsam?
Otelci
Otelci Temel'in kapısını bir gece bir İspanyol asilzadesi çalmış.
-Boş odanız var mı?
-Kimsunuz?
-Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
-Haa, pu kadar uşağu alacak yerum yok!
Bas Gaza
Tırcı Dursun'la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre".
Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner:
-Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok...
Bu Biiirrr
Çocuk dedesine sormuş:
-Dede ninem ile kaç yıldır evlisin?
-40 yıldır evlat
-Peki ama dede, ben sizi hiç kavga ederken görmedim bunun sırrı nedir?
-Otur evlat anlatayım... Nikahımız kıyıldı. Benim at arabasına ninenin üç-beş eşyasını attık ve bizim köyün yolunu tuttuk. Yolda atın ayağı tökezlendi. 'Bu bir' dedim. Yola devam ederken bir daha tökezlendi, ben yine 'Bu iki' dedim. Köye de epey yolumuz vardı. Bizim atın ayağı bir daha tökezleyince 'Bu üç' dedim ve çektim piştovu, atı orada vurdum. Ben atı vurunca başladı bana söylenmeye:
Biz nasıl gideceğiz. Niye durup dururken atı vurdun. Sende hiç akıl yok mu? Bu eşyaları nasıl götüreceğiz?
Ben de döndüm ninene:
"Bu biiirrr" dedim.
O gündür bu gündür, gül gibi geçinip gidiyoruz....
Vosvos
Adamın teki yeni bir araba almış.. Yolda gidiyormuş.. 70-80 km civarı.. Sonra yanından jet gibi bi vosvos geçmiş geçerkende vosvosun içindeki, adama bağırmış:
- Heyyyt koçum sen vosvosu biliyo musun?
Adamımız sinirlenmiş bu sözler üzerine ve basmış gaza 100 km ile gidiyor.
İlerde vosvosu görmüş ve gazlayıp geçmiş... 5 dk sonra yine vosvos jet gibi adamımızın yanından geçmiş, adam yine aynı şekilde..
- Sen vosvos'u tanıyo musun?? Adamımız iyice kızmış..
Kendi kendine "lan ne biçim araba almışım.. vosvos bile geçiyo bee" demeye başlamış..Ve basmış gaza... 150 km civarında filan giderken dikiz aynasına bakmış yine aynı vosvos arkadan hızla geliyor. Yine aynı olaylar olmuş.
Vosvosun şoförü..:
- Sen biliyo musun vosvosu ha? demiş.
Adam yine sinirlenmiş aradan yarım saat filan geçmiş, adam ilerde aynı vosvosun bir ağaca bindirdiğini görmüş.. Hemen durmuş ve vosvosun şöförünün yanına gitmiş ve demiş ki..:
- Bak görüyosun dimi o kadar hızlı gitmenin sonucunu.. Bana ööle "vosvosu biliyo musun" diye laf atacağına önüne baksaydın ya..
- Abi yanlış anlama, ben eğer biliyorsan frenin nerede olduğunu soracaktım...
Kıtlık mı Var?
İngiliz Kralı, vergileri çok da ağırlaştırdığı bir dönemde, gizli bir yolculuk yapmak zorunda kalmış. Elinden geldiğince kılık değiştirmiş ve yolculuğun ilk gecesinde bir handa kalmış. Sabah kahvaltısında 3 yumurtalı bir omlet yedikten sonra, ücretin ne kadar olduğunu sormuş. Hancı:
-"15 altın!" demiş. Kral afallamış, çünkü bu para büyük bir paraymış:
-O ne yahu? Yumurta kıtlığı mı var bu yörede?
Daha geceden kralı tanımış olan hancı, gülümseyerek cevap vermiş:
-Yok efendim, yumurta kıtlığı yok da, adam gibi kral kıtlığı var
Ev Ödevi
Bir çocuk babasına sormuş:
-Baba! İnsanları yapmadığı bir şey için suçlamak dorumu. Babası:
-Elbette hayır! Demiş. Çocuk kararlı bir şekilde şunu demiş:
-İyi o zaman ben ödevimi yapmadım
Sütanne
Adam evlenir, 10 sene geçer çocuğu olmaz. Yurtdışına göreve gider.
Hanımından gelen mektupta hamile olduğu yazılıdır. Yurda döndüğünde ise hanımı doğurmuştur ama çocuk zencidir.
Hanımına sorar:
"Hanım ne sizin sülâlede ne de bizim sülâlede zenci değil, esmer bile yok; bu iş nasıl oldu?"
Hanım:
"Çocuğu doğurduktan sonra sütüm gelmedi mecburen bir sütannesi tuttuk, onun sütünü emdi. Sütanne zenciydi herhalde bu yüzden böyle oldu" der.
Adam ikna olmuşa benzer ama içinde yine de ufak bir kuşku vardır ve "bunu bilse bilse annem bilir" düşüncesiyle annesine sorar.
Anne:
"Olmaz olur mu oğlum, tabii ki olur. Seni doğurduğumda benim de sütüm gelmemişti ve inek sütüyle beslemiştim. Bak boynuzların çıkmaya başlamış bile!"
Daha Çabuk Sayılır
Küçük Ahmet, bakkala öfkeyle sordu:
-Neden hep küçük yumurta veriyorsun?
-Taşıması , kolay olur da ondan.
Ahmet eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi:
-Ama sen eksik para verdin.
Küçük çocuk arkasına dönüp gülerek:
"Para daha çabuk sayılır.
Yazıcı
Adamın biri bakmış yazıcı silik bir şekilde basıyor, hemen teknik servisi arayıp durumu anlatmış..
Görevli bunun üzerine :
"Yazıcınızın temizlenmesi gerekiyor olabilir efendim" demiş.. "Aslında bunu kullanma kılavuzunu okuyarak kendiniz de yapabilirsiniz, çünkü biz bu işlem için 50 milyon alıyoruz "
Adam bu duyduğuna hem çok sevinmiş hem de şaşırmış..
"Patronunuz bu şekilde işe sekte vurduğunuzu biliyor mu?" diye sormuş..
Görevli :
"Bu zaten patronun fikri" demiş.."insanlar bize getirmeden önce kendileri tamir etmeye kalktıkları zaman daha iyi para kazanıyoruz"
Yanlışlık
Eski devirlerde serseri takımından birini zaptiyeler bir gece elinde kocaman kaması olduğu halde yakalamışlar.
- Sen kimsin? diye sormuşlar.
- Talebeyim, demiş. Yeniden sormuşlar:
- Bu koca bıçağı niçin taşıyorsun?
- Kitaplardaki yanlışları kazımak için.
- Hiç bununla yanlış kazınır mı?
- Bazen öyle yanlışlar oluyor ki, bu bile az geliyor.
Amerikalı Mühendis
Kayseri'de yol çalışması yapılıyomuş. Köylüler eşeğin birini salıp geçtiği yerden yolu geçiriyolarmış. O sırada oradan geçmekte olan Amerikalı bir mühendis görmüş bunları.
Merak etmiş; gitmiş yanlarına.
-Merhaba dayı ne yapıyosunuz böyle? demiş.
Köylü
-Yol yapıyoz diye cevap vermiş.
-"E bu eşek ne" diye devam etmiş mühendis.
Köylü genel prosedürü şöyle bir anlatmış. Eşeğin yolun nerden geçeceğine karar verdiğini söylemiş.
Bizim Amerikalı mühendis yerlere yatmış gülmekten, öyle şey mi olur diye.
Alaycı bir tonla:
- "Eee demiş, eşek bulamıyınca napıyonuz?"
Köylü:
- "O zaman Amerika'dan mühendis getirtiyoz
|