|
|
Tramplen
Temel izmir'de efes Otel'e gitmis. "Yüzme havuzuna cittim, peni attılar" demiş. Nedeni sorulunca,
- Havuza isedum, demiş.
- Amaan herkes işiyor, seni niye kovdilar, denince Temel söyle cevap vermiş"
- Tramplenden isedum.
Nişanlılık
Ikiside yetmiş yaşlarında olan Temel ile Fadime kendilerini bildi bileli nişanlıymışlar.
- Artik evlenmeliyuz, demis Fadime.
- Amaan, kim alayı bizi bu yastan sonra, diye cevap vermiş Temel.
Trafik Polisi
Trafik polisi Temel'in kullandığı arabayı durdurur ve: -Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayı düşünüyorsunuz, demiş. Temel: -Hemen cidup bi ehliyet alacağım demiş. -Ne! senin ehliyetin yok mu? demeye kalmadan yandan Fadime söze girmiş: -Siz ona bakmayın memur bey içince hep böyle sapıtıyo Polis iyice sinirlenmeye baslamış. Derken arkadan dursun: -Ula ben size demedim mi çalıntı arabayla yola çıkmayalım başımıza bi iş gelir diye. Trafik polisi iyice zıvanadan çıkmış ve bagajdan İdris atlamış: -Noldu uşaklar geçtik mi sınırı?
6 Sıfır Atılınca
Sanık derki :
"Hakimim ben anlamam öyle 6 sıfır falan... Bunun bana 3 milyar borcu vardı, elime 3.000 lira tutuşturdu, ben de vurdum onu.
Pişman değilim..."
"Ne? 30 yıl ağır hapis mi? Bari 1 sıfır atsanız
Bugün Yarın
Birini döven bir adam hakimin karşısına çıkarılmış,
Hakim sormuş :
- Nerede yaşıyorsun?
- Orda burda...
- Ne iş yaparsın?
- Onu bunu...
- Barda dövdüğün adamı önceden tanıyor musun?
- Söyle böyle...
- Ne demek yani nerden tanıyorsun?
- Ordan burdan...
Hakim artik dayanamamış :
- Anlaşıldı, götürün bu adamı tikin içeri!..
İki jandarma adamın koluna girmiş götürürlerken adam hakime seslenmiş:
- Heeeey bi dakika!.. Ne zaman çıkıcam ben burdan!..
Hakim de ona seslenmiş:
- BUGÜN YARIN!...
Orası Neresi
Telefon çalar,
A: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle
beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma
odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür,
emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra
da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?
Adolf İntahar Ederken
Adamın biri falcıya gitmiş. Falcı adama ileride milyonlarca insanın ölümüne sebep olacağını söylemiş. Adam pişmanlıkla dışarı çıkmış ve insanlara acıyarak intihar etmeye karar vermiş.
Tren rayının üstüne yatmış ama o da ne! Küçük bir çocuk da kendini raya atmış, intihar edecek. Adam hemen gidip çocuğu kurtarıyor ve çocuğun ismini soruyor. Çocuk cevap veriyor : " Adolf efendim "
Köprü
Üçüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den oluşan bir konsorsiyum almış. Tam açılışın yapılacağı sırada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmış. Japon:
"Gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım!" diyerek harakiri yapmış.
Amerikalı:
"Gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı!" diyerek tabancasını çekip intihar etmiş.
Tüm bunları izleyen Türk müteahhit de derin bir oh çekerek yanındakilere dönmüş:
"İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum!
Kumar
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar...
Ve inanilmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanir.Hemen otel yonetiminin kendisine tahsis ettigi kral dairesine cikar ve karısına telefon eder:
"Hayatim, evde misin?"
"Evet kocacigim."
"Iyi. Hemen hazirlan o zaman.
Cabuk bavulunu hazirla.
Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandim."
Kadin sevinc dolu bir ciglik atar
"Ayyyyyyyyyyy harikasin!! Hemen hazirlaniyorum.. Peki ama nereye?
Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?..."
Adam cevap verir:
"Umrumda degil. Sadece eve dondugumde coktan gitmis ol."
Trafik Polisi
Adamın birini gece vakti çevirir trafik polisi ceza yazacak ya sorar ;
- Beyefendi ruhsat lütfen !
- Buyrun Memur Bey .
- Alkol ?!
- Yok Memur Bey .
- Kemer takılı mıydı ?!
- Evet Memur Bey .
- İlk yardım çantanız ?!
- Tastamam yerinde Memur Bey .
Bakmış olacağı yok memur ;
- Mezdeke kasetin varmı ?!
- Var Memur Bey .
- Koy kaseti !
- Tamam Memur Bey .
- 3. Parçayı çal !!
- Tamamdır memur bey ??...
- Şimdi ben oynuyorum sen para yapıştırıyorsun
Kim Lem Bu
Bir gün otururken pamuk prenses demiş ki:
- Benim çadırımda sihirli ayna var girip sorayım hala en güzel ben mıyım?
Çadıra girip çıkan pamuk prenses demiş ki:
- Aynaya sordum hala en güzel benmişim.
Bunun üzerine herkul :
- Bir de ben sorayım hala en kuvvetli ben miyim ?
Ve çadıra girer. Çadırdan çıkınca derki
- Hala en kuvvetli benmişim.
Sıra notre dame'ın kamburuna gelmiştir. Oda
En çirkin hala ben mıyım sorayım diye çadıra girer.
Çadırdan on karış suratla çıkan nortedome'ın kamburu sınırlı bir
şekilde derki;
- Kim lan bu Reha Muhtar?
Sehen Ne Eltim Gile Gidiyem
Bayburt'a köyden yeni gelen bir hanımefendi kırmızı ışıkta Cumhuriyet caddesini karşıya geçmek ister, yarı yolda trafik polisi seslenir:
"-Hop teyze nere gidiyorsun."
O güne kadar kırmızı ışık nedir bilmeyen teyze şöyle cevap verir.
"-Gadam tepehen olsun, sehenmi soracam eltim gile gidiyem.
Çekirge
Amerikalı bir turist bulduğu rehberiyle beraber Avustralya'yı gezmektedir. Rehber ve Amerikalı büyük bir çiftliğe gelirler. Amerikalı ileride otlayan koyunları fark ederek rehbere:
-"Bunlar nedir"? diye sorar.
Rehber:
-"Koyun"
Amerikalı:
"Yapma yahu, bizde koyunlar bunların iki üç katıdır" diyerek alaylı bir biçimde güler.
Biraz daha ilerlerler ve otlayan inekleri görürler. Amerikalı yine sorar:
-"Bunlar nedir?"
Rehber:
-"İnek" diye yanıtlar. Amerikalı yine gülerek:
-"Vay be bizim oralarda inekler bunların en az iki-üç katıdır". der.
Bir süre daha gittikten sonra önlerinde Kangurular geçer. Amerikalı sorusunu hemen yineler:
-"Peki bunlar ne?"
Rehber hiç umursamadan yanıtlar:
-"Çekirge"
Yumurta
İskoçyalı'nın tavuğu İngiliz'in bahçesine yumurtlamış.
Biri "Tavuk benim, yumurta da benimdir" diyor.
Diğeri "Benim bahçem, yumurta da benimdir."
En sonunda İskoç "Bu böyle sürer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım. Yerde en kısa süre kalan yumurtayı alsın" diyor. İngiliz de kabul ediyor. İskoç'un önce tekme atmasına karar veriyorlar. İskoç en ağır postallarını giyip geliyor. İyice bir abanıp İngiliz'in bacaklarının arasına bir tekme atıyor.
İngiliz yarım saat sonra ancak kalkabiliyor. İngiliz tam tekmeyi atmak için hazırlanıyorken, İskoç yumurtayı uzatıyor:
"Al senin olsun, bir yumurta için değmez."
Kutup Ayısı
Soğuk bir kutup gecesinde yavru kutup ayısı annesine yaklaşarak;
- Anneeee, ben kutup ayısı mıyım?
- Evet oğlum.
- Peki anneee sen de kutup ayısı mısın?
- Evet oğlum. - Peki anneee babam da kutup ayısı mı?
- Tabii ki oğlum.
- Peki anneee dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayısı mıydı?
- Evet oğlum hepsi kutup ayısıydı..
- Yani sülalemizde bi karışıklık falan yok di mi anne?
- Yok tabi oğlum hepimiz kutup ayısıydık, niye soruyorsun?
- Üşüyorummmm anasını satıyım... Üşüyorummmmm!.. |